Genel Katılımlı Toplantı etkinliği gerçekleştirildi. Albüm
10 Eylül 2021 Cuma, ANKARA
İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geliştirilmesi Programı çerçevesinde yürütülen " İşgücü-Yönetim Ortaklığı Yoluyla Emniyet ve Güvenliğin Artırılması Projesi " çerçevesinde, proje yürütücüsü Akademisyenler Birliği Derneği ve iştirakçiler Gazi Üniversitesi, Türk Enerji Sendikası'nın temsilcileri ve birçok paydaş “Town Hall Meeting” etkinliği için bir araya geldi.

Town hall meeting etkinliği Akademisyenler Birliği Derneği Başkanı Prof. Dr. İsmail ŞAHİN’in açılış konuşması ile başladı.
Şahin, “Akademisyenler Birliği Derneği olarak yürütmekte olduğumuz “İşgücü-Yönetim Ortaklığı Yoluyla Emniyet ve Güvenliğin Artırılması” projemiz 1 Şubat 2021 tarihinde başlamıştır. Bu kapsamda 30 Haziran tarihinde proje açılış toplantımızı gerçekleştirmiştik. Bu toplantıda çok önemli sonuçlar çıktı. Paydaşlarımızla buluştuk. Fikir alışverişi yaptık. Bugün yapılan toplantının amaçlarından biri de budur.

Kıymetli akademisyenler ve sektör temsilcilerimiz buradalar. Fikirleriniz ve yönlendirmeleriniz bizler için çok önemlidir. Katılımlarınız için çok teşekkür ederim.” dedi.

Akademisyenler Birliği Derneği Projeler Koordinatörü Dr. Tayfun FINDIK, proje faaliyetleri ve amaçlarını anlattı.
Fındık konuşmasında; “İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geliştirilmesi Hibe Programı” madenlerde meydana gelen iş kazalarını azaltacaktır. İşçi sağlığı her şeyden önce gelmektedir. Bu kapsamda bizler işçi ve yöneticilerde farkındalık artırmaya çalışacağız. Bu amaçlarımıza paydaş fikirleri, anket raporları, seminerler, çalıştaylar, sosyal medya kampanyaları, basın konferansları ve tv spotları ile ulaşacağız. Projenin yol göstericisi konumunda olan anket faaliyeti işçi ve yöneticilere yönelik olacaktır. Bu toplantıda konuşulan konular anket sorularına da yön verecektir. Oluşturulacak anket raporu yapılacak seminerlerin içeriklerini belirleyecektir. Ayrıca anket raporu çalıştayda da tartışılacaktır. Basın konferansları yoluyla tüm süreci kamuoyu ile paylaşacağız. Değerli önerileriniz ve fikirleriniz için şimdiden teşekkür ediriyorum.” dedi.

Tüm katılımcıların endişe, bilgi ve önerileri alındı. Toplantıda bildirilen endişe ve öneriler aşağıdadır.
• İş sağlığı ve güvenliği kavramı, “iş sağlığı” ve “iş güvenliği” kavramlarının ikisini de yapısında barındıran bir olgudur. Bu doğrultuda, iş sağlığı ve güvenliği kavramı, işçilerin sağlıklı ve güven içinde çalışabilmesi için medikal ve teknik açıdan tedbirler alınmasını amaçlayan ve sağlayan bir sistemdir. İş sağlığı, işyerinde çalışanlarının ve işyeri faaliyetlerinden etkilenebilecek diğer kişilerin sağlığının korunması anlamına gelmektedir. İş güvenliği ise, işin güvenli bir ortam içinde yapılması ve sürdürülmesi anlamına gelmektedir. Bu nedenledir ki iş sağlığı ve güvenliği, işçilerin sağlığını korumak için bir dizi tedbir alınan uygulamalar bütünüdür.

• 2012 yılına kadar iş sağlığı ve güvenliği alanında bu alanı özel olarak düzenleyen sistematik bir kanun yoktu. Bu nedenle 2012 yılına kadar bu alandaki düzenlemeler uygulanmış ve bu konuda herhangi bir yasal düzenleme yapılmamıştır. Bu koşulların etkisiyle 2012 yılında 6331 sayılı İSGK yürürlüğe girmiş ve İSGK bu alandaki uyuşmazlıkların ve bu uyuşmazlıkların çözümünün ana hukuki dayanağı haline gelmiştir.

• Maden sahalarının iş sağlığı ve güvenliğini sağlamak üzere "Maden Sahaları İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği" çıkarılmıştır. Kanun, maden işyerlerinde işverenlerin iş sağlığı ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu belirtmektedir. Ancak ülkemizde çok sayıda maden kazası meydana gelmesi, özellikle sonraki dönemde 301 işçinin acı verici ölümlerine neden olan Soma maden faciası nedeniyle, ülkemiz Uluslararası Çalışma Örgütü (Uluslararası Çalışma Örgütü) "176 Sayılı Maden İşçileri Güvenliği ve Sağlığı Sözleşmesi’ni kabul etti.

• Madenlerde iş kazaları, özellikle kaya, kömür ve cevher tozunun bulunduğu yeraltı maden şirketlerinde artan çalışma koşulları ve pnömokonyoz ve silikoz (madenci hastalığı olarak adlandırılır) gibi sık görülen hastalıklar bu düzenlemelerin oluşturulmasında önemli rol oynadı.

• İş kazalarının meydana gelmesinde sebebin etkili olduğuna inanmamıza rağmen, temel faktörün işyerinde iş güvenliği önlemlerine uymak için yeterli özen gösterilmemesi olduğu görülmektedir.

• İşçilerin sağlığı söz konusu olduğunda, sağlığı korumak yeterli değildir. Aslında işçilerin fiziksel sağlığının yanı sıra ruh sağlığı da aynı aralıktadır. Başka bir deyişle, iş sağlığını işçilerin fiziksel ve ruhsal sağlığı olarak yorumlayabiliriz. Bu nedenle çalışanların beden ve ruh sağlığının sağlanması iş sağlığı ile ilgili temel konulardan biridir.

• Meslek hastalıklarının da çalışma koşulları ve kullanılan araç ve gereçlerden kaynaklandığını söyleyebiliriz.

• Yeraltı maden işletmelerinde meydana gelen iş kazaları ölüme neden olabilir. Gaz maskesi kullanılmazsa, işte veya ortamda yer altı gazına maruz kalınması veya gaz maskesinin deformasyonu ve basınç düşüşü zehirlenmeye, çalışma kabiliyetinin kaybına ve ölüme neden olabilir.

• Galeride çukurlar varsa ve taş, kaya gibi parçalar düşüp işçilere çarpabilir, Bu koşullar; ciddi yaralanmalara, iş göremezliğe ve hatta ölüme bile yol açabilir.

• Çalışma hayatı, stres ve baskısı ciddi zihinsel ve fiziksel engellere neden olabilir. Bununla birlikte, çözülmesi zor hastalık belirtilerine neden olarak bireysel refahı ve üretimi engelleyebilir.

• İşle ilgili zihinsel sorunlar arasında iş yükü, iş tekdüzeliği, işsizlik korkusu, kaza riski, cinsel taciz, cinsiyet ayrımcılığı, ırk ayrımcılığı ve çalışan ebeveynlerin çifte baskısı yer alır. Stresin ruh sağlığı üzerindeki etkisi, günlük yaşama uyum sağlamanın öznel semptomlarını etkilemekten, işlevi bozan önemli akıl hastalıklarına kadar değişmektedir. Davranış değişiklikleri, iş baskısına bir tepki de olabilir. Aile aktivitelerine katılmamak, sosyal aktivitelere katılmaktan kaçınmak vb. strese bağlı olarak stres geliştirebilir veya ağırlaştırabilir.

• Çalışanların yaşı arttıkça çalışma yılları da artmakta, dolayısıyla iş ve yaşam baskısından etkilenen süre artmaktadır. Yaşla birlikte stres toleransındaki azalma, hastalığın ortaya çıkmasındaki temel faktördür.

• Yetersiz sosyal desteğe sahip olanlar gibi uygun olmayan psikososyal koşullara sahip kişiler, şiddetli stresle karşı karşıya kaldıklarında özellikle akıl hastalığına yatkın olmaktadırlar.

• Travmatik olayların kısa süreli ve uzun vadeli olumsuz ruh sağlığı sorunlarına neden olduğu bilinmektedir. Travma sonrası stres bozukluğu, en yaygın zihinsel sorunlardan biridir.

• Evlilik çatışmaları, mali sorunlar vb. birçok önemli stresör ruh sağlığı sorunlarına neden olabilir.
• Çalışma koşullarının özellikleri de ruh sağlığı üzerinde olumlu veya olumsuz etkiye sahiptir.. Artan üretim ve çalışma saatlerinin artması gibi diğer faktörler, hastalıkta gözlemlenen artışlara neden olmaktadır.

• İSG’de amaç, kaza veya meslek hastalığı oluşmadan en başından önleyici tedbirler almaktır. Buna uygun önlemler alınmalıdır.

• İşveren, maden işyerinin çalışma ortamında oluşabilecek risk ve tehlikeleri önceden görerek bu risk ve tehlikelerin oluşmasını önlemek ve bu şekilde bir çalışma ortamı oluşturmak, iş sağlığı ve güvenliği anlayışı ile uyumludur.

• İşverenler, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerini almak, sağlık ve güvenlik önlemlerini değişen koşullara uyarlamakla yükümlüdür. Bu durumda işveren teknolojik gelişmeyi takip etmeli, iş sağlığı ve güvenliği sistemini teknolojik gelişmeye göre güncellemeli ve çalışanlara bu yeni sistemi bildirmelidir. Bu nedenle, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği sisteminin kurulması ve uygulanmasında en temel sorumluluk işverene aittir.

• İşyerinde uygulanacak iş sağlığı ve güvenliği politikaları da işveren tarafından işletilen işyeri veya işletmenin ekonomik, teknik ve mali özelliklerine göre farklılık göstermektedir. Bu nedenle yer altı ve yer üstü maden işyerleri ve sondaj ile madencilik yapan işyerlerinin özellikleri nedeniyle işverenlerin havalandırma, tahkimat, gazdan arındırma ve toz giderme, yangın ve patlamaları etkin bir şekilde söndürme ve çıkış tünelleri inşa etme gibi diğer önlemleri alması gerekmektedir.

• Ortam sıcaklığı dengelenmelidir.

• Maden sahalarında kullanılan farklı iş sağlığı ve güvenliği yöntemlerinin temel nedeni maden sahalarında çok sayıda yapısal tehlikenin bulunmasıdır, bu nedenle işverenlerin iş sağlığı ve güvenliğini oluşturmaya daha fazla özen göstermesi gerekmektedir.

Her türlü maden işyerinde aşağıda belirtilen uygulamalar eksiksiz yapılmalıdır;
 Risk değerlendirmesi yapmak ve yaptırmak,
 İşçilere kişisel koruyucu donanım verilmesi,
 Maden işyerlerinde iş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi ve diğer sağlık personelinin görevlendirilmesi,
 Maden işyerlerinde daimi nezaretçi bulundurulması,
 Maden işçilerine iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmesi,
 Havalandırma ve çıkış tünelleri, yönetmeliğe uygun olmalı ve düzenli olarak kontrol edilmelidir.


SONUÇLAR VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ

Yeraltı kömür madenciliğinde kullanılan sistemler, yöntemler ve teknolojiler önleyici tedbirler alarak risk faktörlerini ortadan kaldırmayı ve kazalarda olası kayıpları en aza indirmeyi hedeflemelidir. İşyerinde işten vazgeçme hakkının elde edilebilmesi için çalışanların işsizlik sorununun çözülmesi gerekmektedir. Bu hak 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununda yer almaktadır.

Ulusal işyeri ve iş güvenliği standartları iyileştirilmeli, güvenlik denetim ve kontrol mekanizmaları etkin bir şekilde kurulmalıdır. Bağımsız sertifikalı firmalar iş güvenliği denetimleri yapmalıdır. Etkili denetim yokluğunda bu kazaların sonuçlarından sorumlu olmalıdır. İş güvenliği sağlanamazsa, o zaman İdari ve cezai yaptırımlar artırılmalıdır. İş güvenliği eğitim ve tatbikatlarının ciddi ve odaklı bir şekilde yürütülmesi, şirket için iş güvenliği raporu tutulması, bu konuda değerlendirme ve istatistik bilgilerinin yayımlanması, işverenlerin kamu ihalelerine dahil edilmemesi sağlanmalıdır.

Çalışanlar, kendi güvenlik kültürü anlayışlarını geliştirmeli ve güvenliğin çalışanlarla doğrudan ilgili olduğunu anlamalıdır. Kurallara uymanın kişisel bir ilke olarak görüldüğü durumlarda, iş güvenliği bilişsel bir düzeye ulaşmalıdır. İş ve üretim öncesinde kişisel güvenliği sağlamalı ve daima riskleri göz önünde bulundurmalıdır. Belli bir toplu sorumluluk duygusuna ulaşmalı ve olumsuz duygularının orta ve uzun vadede onu etkileyeceğini düşünürken harekete geçmelidir.